Loading
İstanbul Avukatlık Bürosu

Blog

GÖZLEM ALTINA ALINMA

5271 SAYILI CEZA MUHAKEMESİ KANUNU
MADDE 74: GÖZLEM ALTINA ALMA KORUMA TEDBİRİ

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 74. Maddede düzenlenen gözlem altına alınma koruma tedbiri şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığını, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğunu ve bunun, kişinin davranışları üzerindeki etkilerini saptamak için uygulanmaktadır. Bu yazımızda, gözlem altına alma koruma tedbirinin uygulanabilmesi için sağlanması gereken koşullar ve gözlem altına alma koruma tedbirine karşı başvurulacak kanun yolları incelenecektir.

Gözlem Altına Alma Koruma Tedbirinin Uygulanma Koşulları

Yapılacak ceza yargılaması sonucunda şüpheli veya sanığın mahkum olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel bulunması, gözlem altına alınma koruma tedbirinin uygulanabilmesi için aranan “kuvvetli şüphe” koşulunu ifade etmektedir. Şüpheli veya sanığın suçu işlediği yönünde kuvvetli şüphe bulunması gözlem altına alınma koruma tedbirinin uygulanmasının ilk koşuludur.
Suçu işlediği yönünde kuvvetli şüphe bulunan şüpheli veya sanığın uzman hekimce bizzat muayene edilmesi ve uzman hekimce gözlem altına alınma önerisinde bulunulması gerekmektedir.
Gözlem altına alınma kararı alınmadan önce müdafii olmayan şüpheli veya sanığa hakim veya mahkemenin istemiyle barodan müdafii atanması gerekmektedir. Gözlem altına alınma kararı soruşturma evresinde sulh ceza hakimi, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilir.
Gözlem altı süresi 3 hafta olmakla birlikte, şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığını tespit etmek için bu sürenin yeterli olmayacağı anlaşıldığında toplamda 3 ayı geçmemek üzere üçer haftalık ek süreler verilebilir.

Gözlem Altına Alma Koruma Tedbirine Karşı Başvurulacak Kanun Yolu

Gözlem altına alınma kararına karşı CMK 267. Madde uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulacaktır. CMK 268. Madde uyarınca kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle karara itiraz edilebilir.

Her ne kadar CMK 269. Madde uyarınca itiraz kararın yerine getirilmesini durdurmasa da, CMK 74. Madde uyarınca itiraz gözlem altına alma kararının yerine getirilmesini durduracaktır.

Gözlem altına alınma kararına karşı itiraz edildiğinde, kararına itiraz edilen hakim itirazı değerlendirir ve yerinde görürse düzeltir. Ancak kararı veren hakim itirazı yerinde görmezse en geç 3 gün içerisinde CMK 268/3 uyarınca itirazı inceleyecek mercie gönderir. İtirazı inceleyecek mercinin gözlem altına alma kararına karşı verdiği karar kesindir.

Şüpheli veya sanığın akıl sağlığının yerinde olmadığının tespit edildiği ceza muhakemesi aşamasına göre verilecek karar değişmektedir.

Soruşturma evresinde şüphelinin akıl sağlığının yerinde olmadığı tespit edildiği takdirde CMK 171. Madde uyarınca KYOK kararı verilir. CMK 173. Madde uyarınca KYOK kararına suçtan zarar gören itiraz edebilir. Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilecektir.

Kovuşturma evresinde sanığın akıl sağlığının yerinde olmadığının tespit edilmesi halinde TCK 32. Maddesi uygulanacaktır.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 32/1. Madde: “Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme  yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.” Buyurmaktadır.

Bu sebeple, kovuşturma aşamasında akıl hastası olan sanığa ceza verilmeyecek ancak TCK 57. Madde uyarınca güvenlik tedbirleri uygulanacaktır.
TCK 57. Madde akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerini düzenlemiştir;
TCK Madde 57- “(1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar. (2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir. (3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir. (4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır. (5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, infaz hâkimliğince yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır. (6) İşlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkûm olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, infaz hâkimi kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir. (7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir.”

Güvenlik tedbiri kararı CMK 223. Madde uyarınca hüküm niteliği teşkil ettiğinden,  hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde istinaf ve sonrasında temyiz kanun yollarına başvurulması söz konusu olacaktır.

Kurumsal
Firmamız kuruluşundan itibaren Ticaret Hukuku, Sözleşme Hukuku, Aile Hukuku, Banka ve Sigorta Hukuku, İcra İflas Hukuku, Vergi Hukuku, Ceza Hukuku, Sağlık Hukuku, Miras Hukuku, Tüketici Hukuku ve İş Hukuku alanlarında binlerce dava, hukuki ihtilaf ve anlaşmazlıkta çözüm ortağı olmuştur.
İletişim
Whatsapp
Merhaba👋
Size nasıl yardımcı olabiliriz?